Kutlu doğum haftası içerisindeyiz ve çeşitli yerlerde Peygamberimiz(S.A.V) in doğumu dolayısıyla programlar yapılıyor.
Bu programlarda Kur’an_ı Kerim okunur, Mevlid-i Şerif okunur, ilahiler söylenir, slayt gösterileri izletilir…
Kısacası Peygamberimiz(S.A.V)’i hatırlatacak her şey yapılır. Bu programlara katılım gerçekten çoktur. Verdiği fayda da aynı oranda çok mudur o bilinmez.

Kur’an-ı Kerim ve Mevlid-i Şerif bölümlerinde insanlar boş boş, belki akılları başka yerde öylece bakarlar. Bu bölümlerin sonuna doğru sıkılmaya başlarlar.

Sıra ilahiler ve görüntülü, müzikli anlatımlara gelince nedense birden insanların gönülleri coşar.
Ağlayama başlarlar tek tek.
Müzik ve ilahi mi Peygamberimiz(S.A.V)’i bize hatırlatan?
Acaba o sırada ağlarken gerçekten peygamberimiz(S.A.V) için mi ağlanıyor, yoksa geçmişten gelen bir dert mi hatırlanıyor?

Peygamberimiz(S.AV.) in adı anılınca yüksek sesle salâvat çekmeye ne demeli?
Evinizde yalnızken de yüksek sesle mi salâvat çekiyorsunuz? Çekiyorsanız mesele yok!
Çekmiyorsanız ve sırf kalabalıklar içinde yapıyorsanız bunu büyük kayıptasınız demektir.

Böyle programların bazı insanlara yarardan çok zarar verdiğini düşünüyorum.
Kur’an-ı Kerim sesine ağlamayan bir göz, ilahiye Peygamberimiz(S.A.V) için ağlıyor olabilir mi?
Bu kadar mı katılaştı kalbimiz?
Ağlamak istiyorsanız seccadenizin üzerinde ağlayın…
Peygamberimiz(S.A.V) in sevgisi ciddi manada kalbinizde yoksa o yerlere gidip de gösteriş yapmayın.
Eğer benim kalbimde o sevgi var diyorsanız; sünnetlerine uyun, insanları mutlu edin aynı O’nun yaptığı gibi, Allah’a iyi bir kul olun O’nun istediği gibi…
O’na iyi bir ümmet olun…