Dost Ziyareti

DOST ZİYÂRETİ

Resûlüllâh Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor ki;
“Bir kimse, bir başka yerde bulunan bir dîn kardeşini ziyârete gidiyordu. Allâhü Teâlâ, ona bir melek gönderdi. Melek, ona;
– Nereye böyle? diye sordu.
– Şu köyde bir din kardeşim var, onun ziyâretine gitmek istiyorum. Melek tekrar sordu;
– Ondan sana, senin gözünde üstün tutan bir iyilik geldi mi?
– Hayır, böyle bir şey yok. Ancak, ben onu Allâh rızâsı için seviyorum. Bunun üzerine melek;
– Ben, Allâh (c.c.) tarafından sana gelen bir elçiyim. Sen nasıl onu, Allâhü Teâlâ için seviyorsan, Allâhü Teâlâ da seni öyle seviyor.”
Hadîs-i kudsîde; “Bir kimse, bir hastayı, yahut uzak bir yerde bulunan din kardeşini ziyârete gittiği zaman; bir melek onun için söyle seslenir;
“Güzel ettin; gidişin güzel oldu; cennet senin için mübârek olsun.”
Resûlüllâh Efendimiz şöyle nakletti;
“Allâhü Tebâreke ve Teâlâ şöyle buyurdu;
“Benim rızâm için birbirini sevenlere, benim rızâm için meclis kuranlara, benim rızâm için mal harcayanlara sevgim vâcip oldu.”(İ.9)



O BENİM REHBERİM

Resûlüllâh Efendimiz (s.a.v.) hicret ederken deveye binmiş, ardına da Hz. Ebû Bekir’i (r.a.) bindirmişti. Hz. Ebû Bekir tanıyanların yanından geçerken,
– “Önündeki kim. Ey Ebû Bekir?” diye sorulunca:
– “O benim rehberim, bana yol gösteriyor.” diye cevap verdi. Bu beni hidâyete, doğru yola erdiren kimsedir, demek istiyordu

Allah razi olsun :'(


EVLİLİK VE AİLE