BİR KIZIN TAVŞANI

BİR KIZIN TAVŞANI


Adamın biri terasta dinlenirken bir bakar ki, köpeği ağzında birşeyi yerde sürüklüyor. Yanına gidince bir de ne görsün?

Bu, komşunun kızının çok sevdiği tavşanı değil mi?.. Adam hemen işe başlar. Tavşanın ölüsünü güzelce bir yıkar, tarar ve kurutur. Sonra da, kendi köpeği öldürmemiş de, tavşan kendiliğinden ölmüş sanılsın diye, çitin üstünden komşusunun bahçesine atlayıp, tavşanı kafesine yerleştirir.

Akşama doğru, her zaman olduğu gibi komşu arabası ile bahçeye girer. Arabadan inen küçük kız, hergün alıştığı şekilde tavşanın kafesine doğru koşar. Ama, bir metre kadar yaklaşınca, birdenbire; “Baaabaaa!..” diye avazı çıktığı kadar bağırmaya başlar. Babası hemen koşar. Bizim adam da iyi komşu rollerinde çite yaklaşıp; “Hayrola komşum? Kötü bir durum mu var? Yardıma ihtiyacın var mı?” diye sorar. Kızın babası çok sinirli bir şekilde cevap verir:

“Nasıl bir zihniyettir ki, dün gece ölen kızımın tavşanını, gömüldüğü yerden çıkarıp yıkayarak tekrar kafese neden koymuşlar. Anlamak mümkün değil!..”

evet bazen insanları anlamak mümkün olamayabiliyor.


Hayatımızdan Kesitler