Nuhilik (noahidizm)

Nuhilik, Yahudi olmayan ulusları, gelecek yaşamda pay sahibi olabilmeleri ve gözetilmeleri için, Tanrı Aşem'in Nuh'a verdiği bir takım evrensel kurallara uymaya teşvik eden bir Yahudi inanç dalıdır.

Aşem, tüm insanların (Yahudi olmayan ulusların) uyması gereken bu evrensel kuralların ilk altısını, Adem ve Havva'ya vermiştir. Ancak Aşem, büyük tufandan sonra, Nuh ve beraberinde olanların haricinde, dünyada yaşayan tüm insanları yok etti. Bu nedenle Aşem, bu altı emire, bir yedincisini daha ekleyip, tekrardan tüm insanların uyması için Nuh aracılığıyla bizlere verdi. Bu emirler, 7 Ben Noah (Nuh Oğlu) Yasası olarak son halini aldı. Aşem diyor ki:

''Yayımı (Gökkuşağımı) bulutlara yerleştireceğim ve bu, yeryüzüyle aramdaki antlaşmanın belirtisi olacak.'' -Yaratılış 9:13-

Yani Aşem bizlerin, her gökkuşağına baktığımız zaman, O'nun bizimle yaptığı antlaşmasını hatırlamamızı ve ne olursa olsun bunun şuurunda olmamızı, sürekli yaşamlarımızı gözetleyen bir gücün olduğunun bilincinde olmamızı istiyor. Bu antlaşma, Aşem'in bizlere ve yaratılışa gösterdiği derin sevgisinin ve merhametinin apaçık ve sonsuz bir göstergesidir. Bu antlaşma, yeryüzü ve gökyüzü ortadan kalkıncaya değin geçerli olacaktır çünkü, Aşem'in bizlere bir vaadi var:

''Sizinle antlaşmamı sürdüreceğim. Bir daha tufanla bütün canlılar yok olmayacak. Bir daha yeryüzünü yok eden bir tufan olmayacak.'' -Yaratılış 9:11-

Aşem'in bizlerle yaptığı Gökkuşağı Antlaşması'nın bir içsel boyutu da, Aşem'e hatalarımızın affı için ilettiğimiz tövbelerimizin kabul edileceğidir. Bununla birlikte bizlere Aşem, bağışlanmayı aramayı yani tövbeyi, en sonunda da kendisinin engin merhameti karşısında aklanacağımız umudunu bizlere öğretti ve bunun sözünü verdi. Eğer Aşem, bu emirlerini bizlere vermeseydi ne olurdu? Kendisine giden yollardan hangisinin doğru veya yanlış olduğunu bilemez, yaşamlarımızı kontrol edemezdik. Bu nokta, Aşem'in Mısır'da köle konumunda olan Yahudi halkının, Mısır'dan çıkartıldıktan ve Sinay Dağı eteklerinde Tanrı vahyini almalarında önem arz ediyor.

Sinay Dağı'nda Aşem, kendisini en az üç milyon insandan oluşan bir topluluğa açıkladı. Bu hadise, Yahudi'lerin Tanrı'nın kendileriyle konuştuğunu gelecek nesle aktarılması ve diğer uluslara öğretilmesinde tanıklık vesilesi oldu. Musa, Tevrat'ı aldı ve tüm insanları ilgilendiren Ben Noah Yasaları dediğimiz kurallar, Tevrat'ın Yaratılış bölümünde tekrar tekrar açıklandı. Böylece bu 7 evrensel ilahi ahlak kurallarına, tüm ulusların uyması için Tevrat nüshaları içerisinde ebediyyete kadar kilit vurulmuş oldu. Bu kurallardan ne bir madde çıkarılacak ne de bir madde eklenecektir. Tevrat'ın ilahi değişmezliği ve muhafazası altında, bu kurallar da korunmuş olacaktır. Çünkü Tevrat tektir, Tanrı kendisini bir tek Tevrat aracılığıyla bizlere tanıtıyor ve bizlerle konuşuyor. Başka Tevrat yoktur ve hiçbir zaman da bir yenisi gelmeyecektir.

Aşem, Tevrat'ın prensiplerinin temellerini, bizlere Musa aracılığıyla öğretti. Buna, Tevrat'ın Yaratılış bölümünde bahsedilen 7 Ben Noah Yasası da dahildir. Nuhiliğe göre Yahudi olmayan biri, eğer gelecek yaşamda pay sahibi olmak ve kurtulmak istiyorsa, Aşem'in tüm uluslara verdiği bu evrensel 7 Ben Noah Yasası'na uymak ve kendisini Nuhi (Noahid) olarak tanımlamak zorundadır. Tabii her şeyden önce bir Nuhi, Tanrısı olarak İsrail'in; yani İbrahim, İshak ve Yakup'un Tanrısı olan Aşem'e ve O'nun bir ve tek olduğuna inanmak zorundadır. Çünkü her şey, yaratanın mükemmel birliğini tanımakla başlar.

Peki nedir bu 7 Ben Noah Yasası?

1- Tanrın Aşem'in adına lanet etmeyeceksin.
2- Sahte ilahlara tapmayacaksın.
3- Yasalar ve yargı sistemi kuracaksın.
4- Yaşayan bir hayvanın etinden yemeyeceksin.
5- Hırsızlık yapmayacaksın.
6- Zina etmeyeceksin.
7- Adam öldürmeyeceksin.

Nuhilik ve Yahudilik arasında ne gibi farklar vardır? Sonuçta Nuhilik, Yahudilik inanç sisteminden önce doğmuş olmasına rağmen, köklerini ve ilhamını Yahudilikten, yani Tevrat'tan almaktadır. Bu nasıl olur? Tevrat'ın ortaya çıkması, Tanrı'nın Nuh'la konuşması ve bu evrensel inanç sistemi olan Nuhiliği ona açıklamasından çok daha sonrasına dayanıyor. Bunun tek bir izahı var, o da Tevrat'ın öncesinin ve sonrasının olmamasıdır. Tanrı evreni yaratmadan önce, her şeyin kökü ve bilgelik kaynağı olan Tevrat'ı var etmiştir. Tevrat yoksa, hiçbir şey yoktur. Bunu en iyi şekilde ifade etmek istiyorsak, iki bin yıl önce İskenderiye'de bir Yahudi ve bir Yunanlı Filozof'un efsaneleşmiş konuşmasını örnek verebilirim.

Bir Yunan bilge, Yahudi bilgeye sordu,

"Yahudiler olarak mirasınızdan neden bu kadar gurur duyuyorsunuz? Biz Yunanlıların
Homeros'u, Platon'u ve Aristoteles'i var. Bilgelerimiz kozmos fikrini keşfettiler. Sizinkiler ne yaptı? Bizim entelektüel mirasımız ile nasıl karşılaştırma yapabilirsiniz?"

"Doğru," dedi Yahudi, "Evreni keşfettiniz. Fakat, bizim sahip olduğumuz şey, kozmosun gizemini ve enginliğini bile aşar."
"Bu ne olabilir?" diye Yunanlı sordu. Cevap şuydu: "Bizim Tevrat'ımız var."

Sonuç itibariyle Nuhilik ve Yahudilik, ilhamını aynı kaynaktan alır o da Tevrat'tır. Ve özleri aynıdır. Kendisini Nuhid olarak tanımlayan biri, Yahudilik inancını dini olarak benimsemiş dersek yanlış söylemiş olmayız. Çünkü bir Nuhi, Tanrı'yla iletişim kurmanın en ideal yolu olarak, Tevrat'ı seçmiş demektir. Yahudi ulusu ve Tevrat da, ayrılmaz birer bütündür.

*Nuhilik, Tora (Tevrat) ve Yahudilik üzerine Türkçe bilgilere ulaşmak istiyorsanız, benimle iletişime geçebilirsiniz. Görüşmek dileğiyle. Lehit raot! 😊


İnanç Dünyası