Antlaşmalar

Bu güne kadar yapılan antlaşmaları alfabetik sıralama ile yazıcaağım inşAllah yararlanırsınız...

Akkerman Antlaşması




Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan bir antlaşmadır.

Rusya, 1812 Bükreş Barış Antlaşması, hükümlerinin açıklığa kavuşturulması ve yorumlanması yolunda 1814'den beri çalışmış en sonunda 17 Mart 1826'da Babıali'ye verdiği bir ültimatom ile amacına kavuşmuştur. Osmanlı ve Rus delegeleri Akkerman'da görüşmelere başlamışlardır. Ruslar isteklerini çok genişletmişler ve hemen hepsini kabul ettirmişlerdir. Böylece meydana gelen Akkerman Antlaşması, 1812 Bükreş Barış Antlaşması'nın yorumlanması ve açıklanması durumundan çıkarak, Bükreş Antlaşması'nı baştan başa değiştiren bir şekil almıştır.

Sekiz madde ile buna bağlı iki ayrı ekten meydana gelen Akkerman Antlaşması'na göre Osmanlı Devleti , Bükreş Antlaşması hükümlerine göre kendisine verilmesi gereken Kafkas kalelerinden vazgeçmiş, savaş sebebiyle Rus uyruklarının zararlarını ödemeyi, Rus tüccarlarının Osmanlı ülkesi içinde serbestçe ticaret yapabilmelerini ve Rusya'nın Karadeniz ticaretini geliştirmek için başka devlet gemileri hakkında Çar hükümeti tarafından girişilecek teşebbüslerde yardım etmeyi kabul etmiştir. Ayrıca iki devlet arasında daha önceki antlaşmaların hükümleri kuvvetlendirilmiştir. Antlaşmaya bağlı olan ve iki ekten birincisi ile Eflâk ve Boğdan'da voyvodaların Boyarlar tarafından ve yedi yıl süre ile seçimleri, voyvodaların Babıali'ye bağlı olmaksızın memleketlerini yönetmeleri ve Rusya'nın tasvibi alınmadan azilleri yoluna gidilmemesi kararlaştırılmıştır. İkinci ekte ise Bükreş Barış Antlaşması ile Sırplara verilmiş olan imtiyazlar ve on sekiz ay içinde Sırp temsilcileri ile görüşmeler yapılıp verilecek kararlar üzerine bir ferman çıkarılarak, bunun Rusya'ya bildirileceğine söz verilmiştir. Besarabya'da da Rusya'nın yararına olmak üzere bir sınır düzeltilmesi yapılmıştır.

Osmanlı Devleti 'nin her bakımdan zayıf bulunduğu bir sırada, Rusya'nın savaş tehdidi karşısında imzalamak zorunda kaldığı Akkerman Antlaşması, Osmanlı Devleti 'nin aleyhinde bir belge olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu ile İran arasında yapılan ilk yazılı antlaşmadır.

Şartları, 1533 yılından beri devam eden savaşların sonunda, İran Şahı'nın,

Kanuni Sultan Süleyman'a gönderdiği mektuba verilen cevapta belirtilmiştir.

1554 yılında Osmanlı Ordusu Kars'a geldikten sonra, Erivan, Nahcivan ve Karabağ'ı alarak yakıp yıkmıştı. Bunun üzerine Şah Tahmasp, o sırada ordusu ile Amasya'ya dönmüş olan Kanuni Süleyman'a elçi göndererek barış istemiştir. Şah, bu mektubunda Osmanlılara karşı dostluğunu belirttikten ve Bağdat'ı Osmanlılara bıraktığını bildirdikten sonra, İran hacılarının, İslam'ın kutsal yerlerini ziyaret etmelerine izin verilmesini diliyordu. Osmanlı Padişahı verdiği cevapta Azerbaycan'ın İran'a bırakıldığını ve istenilen iznin de verildiğini bildirmiş, Şah tarafından bozulmadığı müddetçe, barışın devam edeceğini garanti etmiştir.

Böylece sonuçlanmış olan İran Savaşları, Osmanlı Devleti 'ne Anadolu'nun savunulması bakımından önemli olan Doğu Anadolu'yu kazandırmış ve Hint ticaret yolunun geçtiği Irak arazisinin ele geçirilmesini sağlamıştır.

Ayastefanos Antlaşması





Osmanlı-Rus devletleri arasında 3 Mart 1878 tarihinde Ayastefanos (Yeşilköy)'da imzalanan antlaşma.

XIX. yüzyılın ikinci yarısında Rusya'da Slav birliği düşüncesi ve bu düşüncenin yaygınlık kazanması çalışmaları başlamıştır. Panslavistler 1867'de Moskova'da yaptıkları Kongre'de Balkan ülkelerinde Slav birliği için çalışmalara hız verilmesini kararlaştırmışlardır. Sırbistan, Romanya ve Karadağ'da sistemli çalışmalar başlamış ve bu çalışmalarda Bosna-Hersek ile Bulgaristan'ı da içine alan, Balkanlar'da Osmanlı Devleti 'ne karşı ayaklanma yaratmak ve Rusya'nın başkanlığı altında büyük bir Slav İmparatorluğu kurmak yoluna girilmiştir.

1875'te Hersek'de başgösteren ayaklanma hemen bastırılamamış ve Bosnalılar da bu ayaklanmaya katılmışlardır. Ayaklananlar Sırplarla Karadağlıları da kendilerine katmak istemişlerdir. Osmanlı Devleti ayaklanmayı bastıramayınca araya giren Avrupa devletleri Bosna-Hersek'te ıslahat istemişler, Osmanlı Devleti de bunu yapmayı kabul etmiştir. Bir müddet sonra, Bulgaristan'da da ayaklanma olmuş ve Bulgarlar birçok Türk köylerini yağma ederek halkını da öldürmüşlerdir. Bu sırada Sırplarda da ayaklanma hazırlıkları görülmüştür. Bu arada Avrupa devletleri Berlin Memorandumu adını alan bir bildiriyi Osmanlı Devleti 'ne verilmek üzere hazırlamışlardır (30 Mayıs 1876). Bu sırada Abdülaziz tahttan indirilip, V. Murad hükümdar ilan edildiğinden bu memorandumu bildirememişlerdir. Sırplar, Osmanlı Devleti 'ne müracaat ile Bosna'yı işgal edeceklerini, Karadağ'ın da Hersek'e asker göndereceğini bildirmişler, cevap alamayınca devlete savaş açmışlardır. Savaşta Sırplar, ağır bir yenilgiye uğrayarak Avrupa'dan yardım istemişlerdir. Avrupa devletlerinin aracılığı ile savaş durmuş ve barış görüşmeleri başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu 'nda hastalığının iyi olamayacağı anlaşılan V. Murad tahtdan indirilmiş ve II. Abdülhamid hükümdar olmuştur. Sırplarla, barış temin edilemediğinden savaş yeniden başlamıştır. Sırp ordusu ezilmiş ve Sırpların en önemli dayanağı olan Aleksinac Kalesi alınmıştır. Bu durum karşısında Rusya, Osmanlı Devleti 'ne bir nota vererek mütareke yapılmasını istemiştir. İngiltere de Şark meselesinin görüşülmesi için İstanbul'da bir konferans toplanmasını ileri sürmüş ve bu teklifler Osmanlı Devleti tarafından kabul edilmiştir.

İstanbul'da toplanan konferansa İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya, Rusya devletleri delege göndermişlerdir. Delegeler Sırbistan, Karadağ, Bulgaristan ve Bosna-Hersek işlerini görüşüp kararlarını Osmanlı Devleti ne bildirmek istemişlerdir. Konferans 23 Aralık 1876 günü Haliç'te Tersane Sarayı'nda toplanmış ve bir sonuç alınamadan dağılmıştır. Bunun üzerine İngiltere Şark meselesi için Londra'da yeni bir konferans toplanmasını teklif etmiş, toplanan bu konferansın kararlarını ve ayrıca çar tarafından yapılan teklifleri de Osmanlı Devleti kabul etmemiştir (1877). Bunun üzerine Rusya, Osmanlı Devleti 'ne savaş açmıştır (24 Nisan 1877). Romanya ve Karadağ ile ayaklanan Bulgarlar da Rusya ile birlikte Osmanlı Devleti 'ne karşı savaşa katılmışlardır. Plevne'de Osman Paşa'nın Anadolu Cephesi'nde Ahmed Muhtar Paşa'nın ve bütün ordunun büyük kahramanlık ve fedakarlığına rağmen, komutanın fena olmasından savaş kaybedilmiştir. Bu arada II. Abdülhamid çardan barış istemiştir. Balkanlar'ı aşıp Edirne'yi alan Rusya'ya barış tekliflerini bildirmişlerdir. Bu şartlar kabul edilmiş ve mütareke yapılmıştır. İngiltere, Rusya'ya karşı bir gösteri yapmak istemiş ve donanmasını Marmara'ya göndermiştir. Ruslar da buna karşılık olarak karargahlarını Ayastefanos'a taşımışlardır. Antlaşma burada imzalanmıştır (3 Mart 1878).

Antlaşma şartlarına göre Osmanlı Devleti Romanya Karadağ ve Sırbistan'ın egemenliğini tanıyacaktır. Bulgaristan, Osmanlı Devleti 'ne vergi veren imtiyazlı bir prenslik olacaktır. Bulgaristan'ın sınırları Rus ordusu Osmanlı'nın Avrupa'daki topraklarından çekilmeden önce Osmanlı-Rus devletleri tarafından belirtilecektir. Bulgaristan'ın beyi halk tarafından seçilecek ve bu seçimi büyük Avrupa devletleri tanıdıktan sonra Osmanlı Devleti onaylayacaktır. Osmanlı ordusu, Bulgaristan'dan çekilecek ve eski kaleler yıkılacaktır. Bulgaristan'da güvenlik ve düzenliği korumak için sayısı Osmanlı-Rus devletleri tarafından belirtilecek bir Bulgar ordusu kuruluncaya kadar iki yıl müddetle 50.000'i geçmemek üzere Rus askeri Bulgaristan'da kalacaktır. Bulgaristan'ın Osmanlı Devleti 'ne vereceği yıllık verginin tutarı, Osmanlı Devleti ile Avrupa devletleri ve Rusya arasında kararlaştırılacaktır. Tuna kaleleri yıkılacak ve Tuna'da savaş gemisi vb. bulunmayacaktır.

İstanbul Konferansı'nın ilk toplantısında Avrupa devletlerinin Bosna-Hersek hakkındaki teklifleri Osmanlı Devleti -Rusya-Avusturya arasında oy birliğiyle yapılacak değiştirmeden sonra hemen Bosna-Hersek'te yürürlüğe girecektir. Bu eyaletin 1880'den sonra vergisi de üç devlet arasında kararlaştırılacaktır. Girid Adası'nda 1868 buyrultusu uygulanacaktır. Doğu Anadolu'dan Rus ordusu çekilince Ermenilerin güvenliğini Osmanlı Devleti kendi üzerine alacaktır. Rusya'nın istediği harb tazminatını (1.410.000.000 ruble) Osmanlı Devleti ödeyecektir. Rusya bu paranın 1.000.000.000 rublesini almaktan vazgeçmek karşılığında Ardahan, Kars, Batum, Bayezit başta olmak üzere Asya'da ve Avrupa'da bazı yerlerin kendisine bırakılmasını istemiş ve Osmanlı Devleti bunu kabul etmiştir. Çanakkale ve Karadeniz boğazları Rus gemilerine ve tarafsız devletlerin gemilerine açık kalacaktır. Bu barış başlangıcı antlaşmasının onaylanmış kopyaları 15 gün içinde Petersburg'da karşılıklı olarak alınıp verilecektir. Kesin barış antlaşmasının nerede ve ne zaman yapılacağı Petersburg'da kararlaştırılacaktır.

Bu antlaşmayı Osmanlı Devleti adına Dışişleri Bakanı Saffet Paşa ile Berlin Büyükelçisi Sadullah Paşa, Rusya adına İgnatiev ile Nelidov imzalamışlardır. Bu antlaşma Osmanlı Devleti 'nin Avrupa'daki topraklarını tasfiye ediyordu. Romanya, Sırbistan, Karadağ, egemenliklerini ele alıyorlar ve Tuna'dan Akdeniz'e kadar Rus etkisi altında bulunan büyük bir Bulgaristan kuruluyordu. Avrupa'da Osmanlı Devleti 'nin Arnavutluk, Trakya ve Bosna-Hersek gibi toprakları kalıyordu. Fakat bu toprakların bir çoğunun da devlet ile bir sınır bağlantısı bulunmuyordu. Önce İngiltere, sonra öteki büyük Avrupa devletleri, hükümleri çok ağır olan bu antlaşmadan duydukları endişeyi belirtmişlerdir. Sonunda, Paris Antlaşması'nı bozan Ayastefanos Antlaşması'nın Paris Antlaşması'nı imzalayan devletler tarafından Berlin'de yeniden incelenmesine karar verilmiştir.

Osmanlı Devleti Rusya'nın yeni bir saldırısına karşı korunmak için İngiltere ile de bir savunma antlaşması yapmış (4. Haziran 1878) ve bir Rus saldırısında İngiltere'nin Osmanlı Devleti 'ne gerekli yardımı yapması karşılığında Kıbrıs Adası'nı İngiltere'ye bırakmıştır.

Aynalıkavak Antlaşması




Aynalıkavak Antlaşması (Tenkihnamesi)

Osmanlı Devleti ile Rusya arasında, 21 Mart 1779'da imzalanan antlaşma.

21 Temmuz 1774'de imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile Rusya, Kırım'ın bağımsızlığını kabul etmişti.

Avrupa ülkelerinin Kuzey Amerika'daki savaşlarla ilgilenmesi, Çariçe II. Katerina'ya Kırım'ı işgal etme fırsatı vermiş, bunun üzerine Kırım Han'ı IV. Devlet Giray, Osmanlılara sığınmıştı. Yerine Rus yanlısı Şahin Giray'ın geçmesiyle Tatarlar ayaklandı. Ayaklanmayı destekleyen Osmanlılar, Selim Giray ve taraftarlarını Kırım'a gönderdiler. Rusların ayaklanmayı bastırması üzerine Osmanlılar, Rusya'nın, Kırım'dan çekilmesini istedi. Böylece, İngiltere ve Fransa'nın arabuluculuğu ile Osmanlı ve Rus delegelerinin bir araya gelmesiyle, İstanbul'daki Aynalıkavak Kasrı'nda yeni bir antlaşma imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Osmanlı Devleti , Şahin Giray'ın hanlığını tanıyacak, fakat, sonraki hanların seçimi için, padişahın halife olarak onayı alınacaktı. Akdeniz ve Karadeniz'de, Fransızlarla İngilizlere tanınan ticari haklar Rusya'ya da tanınacak, Kırım'daki Rus kuvvetleri geri çekilecekti.

Bu antlaşma ile Kırım'ın bağımsızlığı yeniden onaylanmış oldu.


Osmanlı Tarihi