Kur'ani anlamak..

Kur'ani anlamak..

Kur'an'ı anlamak için birinci yol Arapça öğrenmektir
. Arapça hocasının anlayışı ölçüsünde Kur'an'dan faydalanılır.

İkinci yol tefsir okumaktır.
Tefsir okuyan şöyle demeli: "Allah bana ne emrediyor?" oradaki emirleri bir kâğıda yazıp, uygulamalı.

Üçüncü yol, ilmihaller.


Kur'an'dan bize ulaşan emirlerdir.
İlmihali okuyup uygulamak, Kur'an'a uymaktır. Nasıl ki suyu kaynağından içmiyoruz, kaynak suları evimize kadar getirilmiş, musluğu açınca kaynağın sularını içiyorsak, ilmihaller ve tefsirler de öyledir. İslamiyet'te haramlar sayılamayacak kadar azdır. Haramları öğrenir, bir kâğıda yazarsak haramlardan kaçınırsak, büyük ölçüde Kur'an'ı yaşamış oluruz. Müslümanların çok olduğu bir memlekette İslamiyet'i öğrenmek, anlamak ve yaşamak kolaylaşır. Âlimler soru soracak adam arıyor. Halk da kime soralım diye şaşırıyor. İslamiyet'te her sorunun cevabı ispatlı şekilde vardır. Kur'an hem beyne, hem kalbe hitap eder.

Etrafımıza bakalım;
cahilleri, fakirleri, kötü duruma düşenleri görelim. Kötü durumlara düşmemek için İslamiyet'i yaşayalım.

Doktor hasta arkadaşıma diyor ki: "Sigara, içki içmeyeceksin. Kahveye, kumarhaneye gitmeyeceksin." Arkadaş ağlayarak cevap verdi: "Bunları bırakamıyorum doktor bey." "Bırakamazsan, hayatın tehlikede." Arkadaş kan tüküre tüküre ölüp gitti. İslamiyet koruyucu tıptır. İslamiyet'i anlayanların, yaşayanların ilmi artar, kazancının bereketi olur, itibarı artar. Cennete gitmeden evvel, dünyada cennet hayatı yaşar.

İnsan, geleceğin evhamlarıyla, yani kötü hayallerle, geçmişin pişmanlıklarıyla acılar içinde kıvranırken, İslamiyet der ki: "Geçmişi bırak! Geriye döndüremezsin. Geleceği bırak! Hükmedemezsin." Bulunduğun anı, bulunduğun dakikaları İslam'a Kur'an'a uygun yaşa!

Bu sırrı anlayan insan, geçmişi geleceği bırakır. Kur'an okur, tefsir okur. Derslere gider, rahat eder. İnsanları yönlendiren, menfaatleri ve zevkleridir. Şuurlu Müslüman, menfaatini ve zevkini helal daireye çeker. Helal daire, keyfe kâfidir. Harama girmeye gerek yoktur.

Allah'ın yarattığı her şey güzeldir. Allah'ın dini de güzeldir, ahiret de güzeldir. Allah'ın yarattıklarında kötülük yoktur. Bu sırları anlayanlar ölümden de korkmaz, hastalıktan da korkmaz, rahat eder.

Akıl, su gibidir. Konduğu kabın rengini, şeklini alır. Dolandırıcıların, sahtekârların hepsi akıllıdır. Aklın vazifesi aklı verene tâbi olmaktır. Vahiyle akıl bütünleşirse İslamiyet anlaşılır. İslamiyet'i anlayanların dünyası da, ahireti de cennet olur.

Allah'ı sıfatlarıyla öğrenebiliriz. Sıfatlarıyla öğrendiğimiz Allah'ı severiz. Allah'ı seviyorsak, ona itaat ederiz. Allah, sevmek duygusunu içimize yerleştirmiştir. Sevmek duygusuyla Allah'ı seveceğiz. Allah'ı sevenleri seveceğiz. Allah'ın sevdiklerini seveceğiz. İşte kurtuluşun yolu budur.

Sevmenin alameti itaat etmektir. Haramlardan kaçan, helal dairede yaşayan, Allah'ı seviyor demektir. Her bir ayet, bir kanundur, bir formüldür, bir denklemdir. Çalışarak fizik ve kimya gibi bilimleri öğrenen insanlar aynı şekilde ayetlerin, mana derinliklerine inebilirler. Bu dünyayı yaratan Allah, ahireti yaratmış, bizi bu dünyaya getiren Allah, benim gibi yaşayanları ahirete götürüyor.

Bu sebepten İslam büyükleri ölümü "ruhani âleme kavuşmak" diye anlatmıştır.




Hekimoglu Ismail

Allah razı olsun...

Allah razı olsun...


RABBİM sizlerdende razı olsun kardeşim


Kurani Kerim ve Tefsir